Çocuğum Türkçeyi Anlıyor Ama İngilizce Cevap Veriyor: Nereden Başlamalı?
Anlıyor ama konuşmuyorsa ortada gerçek bir başlangıç noktası vardır. Baskıyı azaltın, Türkçeyi kullanması için küçük nedenler oluşturun ve anladıklarının üzerine kurun.
Kurucumuz Gamze Beyaz, UNICEF'in Budapeşte'deki Küresel Ortak Hizmetler Merkezi'ni (Global Shared Services Centre) ziyaret etti. Bu ziyarette aradığımız şey belliydi: dünyanın her köşesinde çocuklar için çalışan bir kurumun ilkeleriyle, diaspora çocuklarına verdiğimiz derslerin buluştuğu yer.

Binanın girişinde, büyük bir fotoğrafın üzerine yazılmış satırlar karşılıyor ziyaretçiyi. İlki kısa ve kararlı: "for every child". Ardından gelenler ağır ağır, bir şiir gibi akıyor: Kim olursa olsun, nerede yaşarsa yaşasın, her çocuk bir çocukluğu, bir geleceği ve adil bir şansı hak eder.
UNICEF'in çalışmalarına yön veren Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, eğitimin çocukta kendi diline ve değerlerine, yaşadığı ülkenin ve geldiği ülkenin değerlerine saygıyı geliştirmesini ister (29. madde). Aynı sözleşme, azınlık olarak yaşayan bir çocuğun kendi dilini kullanma ve kendi kültürünü yaşama hakkını da korur (30. madde).
Bu iki madde, her gün yaptığımız işin tam ortasında duruyor. Öğrencilerimiz diaspora çocukları. Dünyanın dört bir yanına dağılmış evlerde büyüyor, Türkçeyi çoğu zaman bir anneanne sesinden, bir telefon görüşmesinden, bir bayram sabahından tanıyorlar. Okulda başka bir dilde gülüyor, başka bir dilde ağlıyor; Türkçeye ise çoğu zaman ancak akşam, uykuya dalmadan az önce yer kalıyor. O akşam saatine sığan dil yavaş yavaş silinirse, çocuğun yitirdiği yalnızca kelimeler olmuyor; anneannesiyle arasındaki sıcaklık, bayram sabahının tadı da onunla birlikte soluyor.
Girişte okunan bu iki kelime, sözleşmenin maddelerini en sade hâliyle söylüyor. Derslerimizi de bu anlayışla kuruyoruz: Hangi ülkede yaşarsa yaşasın, çocuğun Türkçesi düzeltilecek bir eksik değil, dinlenecek bir ses. Aksanıyla, karıştırdığı kelimelerle olduğu gibi kabul gördüğünü hissetmesi, ona öğrettiğimiz her kelimeden önce geliyor.
UNICEF'in dünyanın en zor köşelerinde sürdürdüğü emeğin yanında bizim işimizin ölçeği küçük. Ama iki dil arasında büyüyen bir çocuğun dünyasında, kendi dilinde anlaşıldığını hissettiği o 25 dakika hiç de küçük değil.

Bir öğretmen seçip hediye tanışma dersini planlayın ya da önce eğitim ekibimizle konuşun.
